AnaSayfa | Resimler | Konaklama | Turizm | Tarihi 

Şarköy Anıları

Bir Şarköylü Genç'in Şarköy'ü Anlatması : Şarköy memleketim, evim, yuvam, dünyada kendimi ait ve huzurlu hissettiğim tek yer..iskelede şarap içip efkarlanmak, karşıdaki adaları izlemek, ağaçaltı çay bahçesinde öyküler yazmak, bodrum, türkbükü gibi lüks tatil mekanlarına olan hasretlerini gidermeye çalışanların kum plajlarından uzakta, taşlı rıhtımda denize atlamak, çılgınlar gibi bisiklete binmek, gün batımlarını izlemek, efkarlanmak, acıktıkça nefis köfte ekmekler yemek, dostlarla sabahlara kadar muhabbet etmek - gündüzleri plajı tıklım tıklım dolduran tatilciler geceleri barlardadır artık ve plaj sizindir - kumsalda oturup yakamozu izlemek - müthiştir -, eylül başında bir anda boşalmasıyla kasabanın sahibi gibi ortalıkta dolaşmak, düşünmek, hiç görmediğin ve hiç görmeyeceğin hayali kızlara aşık olmak, içine apansızın bir huzur ve umut dolması, yaşadığını, insan olduğunu, mutlu olduğunu hissetmek...İşte böyle bir şeydir şarköy... iyi ki var dedirtir adama, iyi ki bir yere aitim..

Bir Şarköy Tatilcisinin Şarköy'ü Anlatması : 14 yıldır yaz tatillerinde aksatmadan gittiğim, her sene "bıktım ulan burdan bi daha gelmem" şeklinde söylendiğim ama yazın yaklaşmasıyla "ulan yaz gelse de gitsem" dediğim, dünyanın en fazla oksijen içeren havasına sahip yerlerden biri... ilk gidildiğinde tekirdağdan sonra uzanan dağların tepesinde denizi görmeden geçen bir saatlik yol sonunda "ulan dağ başında bir yer herhalde" denilen; yollarının bir rivayete göre eşeğin salınması ve geçtiği yerlerin asfaltlanması mantığından hareketle yapıldığına inanılan; eskiden kanalizasyonu olmadığı için boklu şarköy olarak adlandırılan; yerli halkının şaşırma ünlemi olarak "brieee" sesi çıkarttığı; gece hayatı pek renkli olmayan; ağustos başı dışında insanı aptal edecek kadar rüzgarlı olan haliyle denizi dalgalı ve pek temiz olmayan; kışın yaklaşık 15 bin olan nüfusun yazın 50 bin civarına çıkmasıyla sessiz ve sakin bir yer olmaktan çıkan; her an şiddetli bir deprem beklenen bir fay hattı üzerine kurulu; şarabı ve zeytini ile ünlü tekirdağ ilçesi... işte böyle bir şeydir şarköy... iyi ki var dedirtir adama, iyi ki bir yere aitim..

Bir Tatilci kızın Şarköy'ü Anlatması : Kücücük, minicik iskelesi, dolasmaya musait ince yollari, herkesin kisa zamanda tanidigi ahalisi ile cocuklugun yakin tatillerini anlatir. bir zamanlar tarkan sarki soylermis bu ilcede, bir barda, efsane olarak anlatilirdi. sahili de yesilkoy'e benzer bir sekilde. ama koli basili midir, korkmazsiniz ne varsa. sarkoy, kucuk evleri, evlerinin orta gelirli sevimli insanlari, hafif eski havasiyla, bir sekilde o daglari, gecip ulasmaya deger..

Bir Şarköy Misafirinin Şarköy'ü Anlatması :Tekirdağ'dan kestirme olsun diye bir dağ yoluna girdik...ama ne yol...sol taraf boğaz ve alabildiğine uçurum...iki arabanın geçmesi neredeyse imkansız...bazı yerlerde gerçekten imkansız...bir araba diğerini uzaktan görünce en uygun yerde onun geçmesisini bekliyor...derken dostum UÇMAKDERE diye bir yere kelle koltukta indik...oradanda Şarköy e tabii...Uçmakderede bir çeşmede şunlar yazılıydı hatırladığım kadariyla.... uçmakdere uçmakdere, varmak için bu yere aşmak gerek dağ tepe bu sudan içmek gerek bir kere.... aklımda kalan bunlar bilmiyorum ne kadarını doğru hatırlayabildim.. Şarköy deyince dayanamadım yazdım..benim için güzel ve heyacanlı bir anı olmuştu paylaşmak istedim...yakın zamanda aynı güzargahtan olmak şartıyla yine gündemimde Şarköy gezisi..oralarda olursanız kahve içmeyede uğrarız...